Siber Güvenlik: Bugünün Tehditleri ve Yarının Krizlerine Dair Genel Bakış | robot_dreams
should_authorize_via_email
email.input_code tel.input_code
 
email.code_actual_for tel.code_actual_for
apply_exit_text
session_ended
to_homepage
Siber Güvenlik: Bugünün Tehditleri ve Yarının Krizlerine Dair Genel Bakış

Siber Güvenlik: Bugünün Tehditleri ve Yarının Krizlerine Dair Genel Bakış

Siber güvenlik ve detaylarını ele aldığımız makalemizde izinsiz erişimden zararlı yazılımlara ve sıfırıncı gün saldırılarına kadar çeşitli siber saldırı tipleri, bunların organizasyonlar üzerindeki etkileri ve çözüm tekniklerini inceledik.

Siber güvenlik kapsamında, bilgi ve iletişim teknolojileri son yarım yüzyılda büyük bir evrim yaşadı. Bu sebepten dolayı, meselenin toplumla entegrasyonu, siber saldırılara karşı koruma ve güvenlik politikalarının önemi de gitgide arttı. Bilimsel tanımlara göre, "siber güvenlik; bilgisayarları, ağları, programları ve verileri saldırılara, izinsiz erişime, değişikliğe veya yıkıma karşı korumayı amaçlayan teknolojiler ve süreçler bütünüdür."

Dijitalleşmeye ve Nesnelerin İnterneti'ne (IoT) olan artan bağımlılıkla birlikte, izinsiz erişim, zararlı yazılım saldırısı, sıfırıncı gün (zero-day) saldırıları arttı. Veri ihlali, hizmet reddi (DoS), sosyal mühendislik veya kimlik avı gibi çeşitli güvenlik olayları da son yıllarda hızla artış gösterdi. Örneğin, 2010 yılında bilinen zararlı yazılım sayısı 50 milyonun altındayken, 2012'de bu sayı yaklaşık 100 milyona, 2019'da ise 900 milyonun üstüne çıktı.

Siber saldırılar, işletmelere zarar verebilir veya yok edebilir ve maddi zararlara sebep olabilir. Örneğin, IBM'in 2023 Veri İhlali Maliyeti raporuna göre, 2023'teki ortalama veri ihlali maliyeti 4.45 milyon ABD doları olup, son üç yılda yüzde 15 artış göstermiştir. Ransomware ile ilişkili veri ihlallerinin maliyeti ise daha yüksek olup, ortalama 5.13 milyon ABD dolarıdır. Bu, ortalama fidye ödemesi maliyetini içermez ve bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 89 artmıştır. Ayrıca, başka bir tahmine göre, siber suçlar 2025 yılına kadar dünya ekonomisine yılda 10.5 trilyon ABD doları maliyet getirecektir

Araştırmalara göre, siber güvenlik bağlamında her yıl ihlal edilen kayıt sayısı önümüzdeki 5 yıl içinde neredeyse üç katına çıkacak. Bu nedenle, organizasyonların kayıpları azaltmak için güçlü bir siber güvenlik yaklaşımı benimsemeleri ve uygulamaları hayati önem taşıyor. Bunların yanı sıra, bir ülkenin ulusal güvenliği, uygulamalara ve araçlara erişimi, bu tür siber tehditleri zamanında tespit edip ortadan kaldırma yeteneğine bağlıdır. Bu nedenle, daha önce görülen veya görülmeyen çeşitli siber olayları etkili bir şekilde tespit etmek ve ilgili sistemleri bu tür siber saldırılara karşı korumak, acilen çözülmesi gereken önemli bir meseledir.

Siber Güvenlik: Riskler ve Ataklar

Siber güvenlik riskleri ve saldırılar, tehditler, zafiyetler ve etkiler gibi üç güvenlik faktörünü dikkate alır. Siber olaylar, bir organizasyonun sistemleri ve ağları üzerinde güvenlik riskleri doğurabilir ve bu olaylar şunları içerebilir:

  • İzinsiz Erişim: Yetkisiz kişilerin ağ, sistemler veya verilere erişmesi, siber güvenlik politikası ihlallerine yol açabilir.
  • Zararlı Yazılım: Bilgisayarlara, istemcilere, sunuculara veya ağlara zarar vermek için tasarlanmış her türlü program veya yazılımı ifade eder. Virüsler, solucanlar, Truva atları, reklam yazılımları, fidye yazılımları, casus yazılımlar, zararlı botlar vb. farklı zararlı yazılım türlerini içerir.
  • Ransomware (fidye): Kullanıcıların sistemlerine veya kişisel dosyalarına erişimini engelleyen ve erişimi geri yüklemek için anonim çevrimiçi bir ödeme talep eden bir zararlı yazılım türüdür.
  • Hizmet Reddi (DoS): Bir makineyi veya ağı hedefe yönelik trafiği artırarak kullanılamaz hale getirmeye yönelik bir saldırıdır. Dağıtılmış hizmet reddi (DDoS) saldırısı, birden fazla bilgisayar ve internet bağlantısı kullanarak hedef kaynağı yoğunlaştırır.
  • Phishing (oltalama): Sosyal mühendislik türlerinden biri olup, elektronik iletişim aracılığıyla, genellikle bir güvenilir kişi veya kurum gibi davranır. Bankacılık ve kredi kartı detayları, giriş bilgileri gibi hassas bilgileri elde etmeye çalışır.
  • Sıfırıncı Gün Saldırısı: Henüz yaması yapılmamış veya uygulama geliştiricilerin farkında olmadığı bilinmeyen bir güvenlik zafiyeti tehdidini ifade eder.

Bu tür siber güvenlik olayları ve saldırıları, kurumların ve bireylerin dijital varlıklarını korumak için kapsamlı ve etkili güvenlik stratejileri uygulamasını gerektirir. Özellikle finans, sağlık ve kamu sektörlerinde meydana gelen veri ihlalleri, kişisel bilgiler ve kredi kartı numaraları gibi hassas verilerin korunmasını daha da önemli hale getirmektedir. Bu nedenle, siber güvenlik, sadece teknik önlemlerle sınırlı kalmamalı, aynı zamanda fiziksel ve prosedürel güvenlik önlemlerini de kapsamalıdır.

Etkin Siber Güvenlik Stratejileri

Güvenlik mimarları, siber güvenliği sağlamak adına dirençli bir sistem mimarisi ve uygulamasına ulaşmak için kanıtlanmış tasarımlar, mekanizmalar, ürünler ve prosedürler kullanır. Sıklıkla, organizasyonlar ve yöneticiler, siber güvenliği yalnızca teknik önlemlerle sınırlı gibi düşünse de insan etkileşiminin olduğu bir sistemde güvenliği sağlamak için teknik, fiziksel ve prosedürel siber güvenlik önlemlerinin bir karışımını kullanmak gerekmektedir.

Güvenlik testleri, bilgi koruma sağlamlığını doğrulamak ve düzeltilmesi gereken eksiklikleri belirlemek amacıyla gerçekleştirilir. Politika sunucuları, güvenlik mekanizmalarının işleyişini yöneten kuralların otomatik uygulanmasını sağlar. Kullanıcı ayrıcalıklarını uygulayan ve kaynaklar ile verilere izinsiz kullanımı sınırlayan erişim kontrol mekanizmaları da bu önlemler arasındadır. Sunucuların ve diğer bilgisayarların kilitlenmesi veya sıkıştırması da, mutlak olarak gerekli olmayan ve güvenlik zafiyetlerine neden olabilecek işletim sistemi fonksiyonlarını, portları, yardımcı programları ve diğer yetenekleri devre dışı bırakarak gerçekleştirilir.

siber güvenlik

Siber güvenlik alanında 2023 yılı ve ilerleyen yıllar için öne çıkan trendler aşağıdaki başlıklarla özetlenebilir:

Uzaktan Çalışma ve Siber Güvenlik: 

Pandemi ve sonrasında artan uzaktan çalışma sistemleri, siber güvenlik stratejilerini yeniden şekillendirdi ve daha önemli hale getirdi. Bu noktada kişisel cihazların güvenliği ile çok katmanlı şifreleme sistemleri büyük rol oynuyor.

IoT ve 5G Teknolojileri: 

Nesnelerin İnterneti (IoT) ve 5G teknolojilerinin kullanım artışı, yeni siber tehditlere yol açıyor. IoT cihazlarına yönelik saldırıların artması bekleniyor. Güçlü şifre politikaları ve ağ güvenliğinin sürekli kontrol ve gözden geçirilmesi etkili başa çıkma yöntemleri arasında yer alıyor.

Sağlık Sektörünün Artan Riski: 

Sağlık sektörü, özellikle hasta verilerinin çevrimiçi ve bulutta saklanmasının artmasıyla giderek daha savunmasız hale geliyor. Çalışanların konuya dair eğitimi, güçlü sistem ve şifre politikaları izlemek bu süreçte önemli.

Tedarik Zinciri Saldırıları: 

Kuruluşların tedarik zincirlerine yönelik saldırılar, veri koruma ve kimlik doğrulama süreçlerinin güçlendirilmesini gerektiriyor​. Sıfırıncı gün (zero-day) güvenlik açıklıkları da, tedarik zincirlerinde keşfedildikten sonra düzeltilene kadar ciddi bir risk oluşturur. Bu süre zarfında siber suçlular, yamanın uygulanmadığı bu açıklıkları kullanabilir. Özellikle yazılım tedarik zincirinde, üçüncü taraf ve açık kaynak kodlarının içerdiği yaması yapılmamış açıklıklar, birden fazla organizasyona yönelik saldırılara yol açabilir. Bunlara yönelik güvenlik açıklıklarına karşı alınabilecek etkili çözüm önerileri arasında düzenli yazılım güncellemeleri, düzenli kontrol ve proaktif önlemler almak, güvenlik yamalarının hızlı bir şekilde uygulanması bulunur. 

Yapay Zeka ve Siber Güvenlik: 

Yapay zeka ve gelişmiş makine öğrenimi tekniklerinin tehditleri tanımlamak ve yanıtlamak için artan kullanımı söz konusudur. Yine de yapay zeka araçlarının kullanımı, özellikle veri gizliliğinin korunması ve kuruluşların uyumluluğunu sağlama konusunda önemli riskler ve sorular barındırabilir.

Siber Güvenlik ve Post-Kuantum Kriptografi: 

Kuantum bilgisayarların gelişmesiyle, mevcut kriptografik algoritmaların yetersiz kalma riski artıyor ve kuantum dirençli kriptografiye geçiş önem kazanıyor. Kuantum dirençli kriptografik algoritmaları araştırmak ve uygulamak burda kilit rol oynuyor. Bunların yanı sıra mevcut kriptografi altyapısını geleceğin kuantum tehditlerine karşı güncellemek yöntemsel anlamda izlenmesi gereken yollar olarak görülüyor.

Bulut Sistemlerinde Güvenlik: 

Bulut depolama, verilerin üçüncü parti hizmet sağlayıcıları tarafından yönetilen uzak sunucularda saklanması anlamına gelir, bu da onları siber saldırılara ve diğer güvenlik zafiyetlerine karşı savunmasız kılabilir. Bulut depolamanın güvenliğini sağlamak için, yapılandırmaların doğru yapılması ve sürekli izlenmesi, veri silme süreçlerinin etkin yönetilmesi ve bulut uygulamalarının güvenlikle bütünleştirilmesi önem taşır. Bu önlemler, bulut depolama sistemlerinin siber saldırılara karşı daha dirençli hale gelmesine yardımcı olur.

Siber Güvenlik için Bilgi Güvenliği Farkındalığı ve Eğitimi: 

Çalışanların siber saldırılara karşı daha bilinçli hale getirilmesi ve güvenlik kültürünün geliştirilmesi süreçlerini işler. Bu süreçte, çalışanlara sadece kendilerine atanmış görevleri yerine getirmek için ihtiyaç duydukları kaynaklara erişim izni verilmelidir. Bunun yanı sıra, ağ erişim kontrolleri (NAC) kullanarak, cihazların güvenlik gereksinimlerine uygunluğunun teyit edilmesi önemlidir. Bu yaklaşım, yalnızca gerekli yetkilere sahip kişilerin hassas verilere erişmesini sağlar ve kurum içindeki güvenlik standartlarının korunmasına yardımcı olur. Bu şekilde, bilgi güvenliği farkındalığını artırmak ve eğitim süreçlerini etkili bir şekilde uygulamak mümkün hale gelir.

Daha fazla makale
Yüksek Trafikli Yazılım Mimarisi Eğitimimize katılın ve dijital dünyada fark yaratma fırsatını yakalayın!
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonu ve ilkeleriyle temellerini attığı teknolojik gelişmeleri hatırlıyoruz.