should_authorize_via_email
email.input_code tel.input_code
 
email.code_actual_for tel.code_actual_for
apply_exit_text
session_ended
to_homepage
OpenAI Cephesinde Son Gelişmeler: Yönetim Kurulu Skandalı ve ChatGPT Güncellemeleri

OpenAI Cephesinde Son Gelişmeler: Yönetim Kurulu Skandalı ve ChatGPT Güncellemeleri

OpenAI, ChatGPT ile insanlık tarihini ışık hızında ileri taşırken, yönetim kurulunda yaşanan sorunlarla en uzun haftasını geçirdi.

OpenAI, insanlığa fayda sağlayacak güvenli bir AGI (Artificial General Intelligence) geliştirme ve yapay zekâ alanında ayrıntılı araştırmalar gerçekleştirme amacıyla Elon Musk, Sam Altman, Greg Brockman ve Ilya Sutskever tarafından kâr amacı gütmeyen bir şirket olarak 2015 yılında kurulmuştu. Finansal çıkarları olmadığını vurgulayan şirket, başlangıçta Peter Thiel, Reid Hoffman gibi isimlere ek olarak AWS’ten 1 milyar dolar yatırım alarak macerasına başladı.

2015’ten bu yana insanlık tarihine yön verecek nitelikte buluşlarla gündemden düşmeyen OpenAI, zorlu günler de geçirdi. Bu makalede, ChatGPT’nin doğuşundan geçtiğimiz hafta CEO Sam Altman’ın kovulmasıyla yönetim kurulunda yaşanan akıl almaz gelişmelere uzanan bir OpenAI yolculuğuna çıkacağız.

OpenAI’ın İlk Yılları ve ChatGPT’nin Doğuşu

OpenAI, başlangıç yıllarında GPT (Generative Pre-trained Transformer) modeli ve Dactyl robotik eli gibi çeşitli yapay zekâ modelleri geliştirmeye odaklıydı. 2016 yılında şirket, öğrenme algoritmalarını geliştirmeye ve karşılaştırmaya yönelik bir araç seti olan OpenAI Gym'i piyasaya sürdü.

İnsan benzeri metinler üretebilen GPT-1 dil modelini 2017 yılında yayınladı. Model hızla popülerlik kazanarak, sohbet robotları ve dil çevirisi de dahil olmak üzere çeşitli uygulamalarda kullanıldı. OpenAI, önceki modelin gelişmiş versiyonu olan GPT-2’yi 2018’de çıkardı. 

Şirketin kâr amacı gütmeyen yaklaşımı bu noktada problem haline gelmeye başladı. Şirket, bu soruna bir çözüm yolu olması amacıyla 2019 yılında OpenAI’ın kardeş şirketi OpenAI LP’yi kurarak hibrit bir yaklaşımla yatırım toplamaya başladı. Kurucular, resmi web sitesi üzerinden konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “Bir yandan misyonumuza hizmet etmeye devam ederken sermayemizi de artırmak istiyoruz. Bugüne kadar var olan hiçbir yasal yapının bizim için doğru dengeyi sağlayamadığını biliyoruz. Çözüm olarak, OpenAI LP'de kâr amacı güden ve kâr amacı gütmeyen hibrit bir sistem benimsiyoruz. Biz buna ‘kâr sınırı olan’ şirket adını veriyoruz.”

OpenAI'ın ilk ticari ürünü olan GPT-3, geliştiricilerin modeli uygulamalarına kolayca entegre etmelerine olanak tanıyan bulut tabanlı bir API olarak 2020 yılında tanıtıldı. 2021'de teknolojide çığır açan, metinden görseller oluşturma platformu "DALL-E" adlı GPT-3 tabanlı dil modeli piyasaya sürüldü.

Geçtiğimiz kasım ayında ise yapay zekâ alanında yeni bir zirveye oynayan, beş gün içinde bir milyon kullanıcıya ulaşarak rekor kıran ChatGPT ücretsiz olarak kullanıma açıldı. Gelen her güncellemeyle bizleri daha da şaşırtan ChatGPT, maliyeti günlük 700 bin dolara ulaşabilen pahalı bir platform olmakla birlikte artık haftalık 100 milyon kullanıcıya sahip. Masrafların artmasıyla gelişen finansal zorluklar, OpenAI cephesinde farklı sıkıntılara da yol açıyor.

Sam Altman, the CEO of OpenAI

Sahne Arkasındaki Gelişmeler: Yapay Zekânın Doğurduğu Şüpheler ve Finansal Sıkıntılar 

Yapay zekâ yeni bir kavram olmasa da insanların henüz tamamen alışabildiği bir konsept değil. Ünlü fizikçi Stephen Hawking, 2014 yılında insanları yapay zekânın sonumuz olabileceği konusunda uyarmıştı

OpenAI, ücretsiz olarak halkın kullanıma açtığı ChatGPT’nin insanlara faydalı olabileceğini göstererek bu algıyı sarsmış olsa da, ChatGPT’nin her geçen gün inanılmaz bir hızda gelişiyor olması şüphelerin tekrardan yüzeye çıkmasına sebep oldu. Öyle ki, 2019 yılında Elon Musk liderliğinde, ChatGPT-4’ten daha ileri yapay zekânın gelişimine mesleklerin güvenliğini koruma ve sahte haberlerin kontrol edilemeyecek bir hızda yayılmasına engel olma gerekçeleriyle en az 6 ay ara verilmesi adına açık bir mektup yayınlandı.

Mektup herhangi bir sonuç getirmedi. Yapay zekâ araştırmaları son hızla devam ederken, Elon Musk geçtiğimiz temmuz ayında kendi yapay zekâ şirketi olan xAI’ın kurulduğunu duyurdu. OpenAI’ın kurucularından olan Musk, şirketin yönetim kurulundan 2018 yılında ayrılmıştı. Kuruluşunda, şirketin baş bilimcisi Ilya Sutskever’i bünyelerine katmak için Google’ın kurucusu Larry Page ile arkadaşlığını bitirdiğini belirten Musk, yaşanan gelişmelerden sonra OpenAI’a karşı sert bir tutum sergilemeye başladı. 

Şirket ile çatışmaları devam eden Musk, 2020 yılında attığı bir tweet ile OpenAI’ın Twitter training kısmına erişimini engelledi ve şirketin başlangıçta olduğu gibi kâr amacı gütmeyen bir şirket konumundan ayrıldığını belirtti.

Musk’ın şirket yatırımcıları arasından ayrılmasından sonra yaşanan en büyük gelişme OpenAI’ın Microsoft ile yaptığı anlaşmaydı. Microsoft OpenAI’a 10 milyar dolar değerinde yatırım yapacağını belirterek şirketin %49’luk hissesine sahip oldu. Altman, bu ortaklığın misyonlarında bir değişikliğe sebep olmayacağını açıklayarak Microsoft'un yönetim kurulunda bulunmayacağını belirtti ve Microsoft’un “sözleşmelerine sadık kalacağına inandığını” ekledi.

Ancak, aranan denge yine de sağlanamadı. AGI araştırmalarının doğurabileceği felaketlerin bilincinde olan Ilya Sutskever, "Şu anda, potansiyel olarak süper zeki bir yapay zekâyı yönlendirmek veya kontrol etmek ve onun yoldan çıkmasını önlemek için bir çözümümüz yok" açıklamasında bulunarak konuya dikkat çekmişti. Geçtiğimiz hafta ise biriken tüm sorunların patlama noktasına geldiğini söylemek mümkün.

OpenAI’ın En Uzun Haftası

Birbiri ardına yaşanan şok edici gelişmeler 17 Kasım Cuma günü OpenAI blogunda şirketin CEO’su Sam Altman’ın görevden alınmasına yönelik yayınlanan açıklamayla başladı: “Altman'ın ayrılışı, yönetim kurulu ile iletişiminde tutarlı bir şekilde samimi olmadığı ve sorumluluklarını yerine getirme kabiliyetini engellediği sonucuna varılan müzakereli bir inceleme sürecini takip ediyor. Yönetim kurulu artık onun OpenAI'ı yönetmeye devam edebileceğine güvenmiyor." 

Açıklamayı takiben, yönetim kurulu üyelerinden Greg Brockman da istifa ettiğini X üzerinden duyurdu. 

İşler halihazırda kızışıyorken, OpenAI çalışanları Altman’ın görevden alınmasıyla Brockman’ın istifası üzerine tüm yönetim kurulunu açık bir mektupla istifaya çağırdı. Mektupta, Sam Altman'ın işine son verilmesi ve Greg Brockman'ın yönetim kurulundan çıkarılmasının yaptıkları çalışmaları tehlikeye attıklarını ifade ettiler.

Mektubu imzalayan kişiler arasında, Altman ile fikir ayrılıkları yaşadığı bilinen ve Altman’ın görevden alınmasında payı bulunduğu düşünülen baş bilimci Ilya Sutskever de yer alıyordu. Sutskever, konuyla ilişkili X platformunda, “Yönetim kurulunun eylemlerine katıldığım için derin pişmanlık duyuyorum. Asla OpenAI’a zarar verme niyetinde değildim. Birlikte inşa ettiğimiz her şeyi seviyorum ve şirketi yeniden bir araya getirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.” açıklamasında bulundu.

OpenAI cephesinde başa Twitch’in eski CEO’su Emmett Shear getirilirken, Microsoft Sam Altman ve Greg Brockman ile şirketin yeni yapay zekâ araştırmalarına liderlik etmeleri konusunda bir anlaşma sağladıklarını duyurdu. Şirketin hisse çoğunluğuna sahip olan Microsoft, OpenAI’da yaşanan kaos için ise CEO’su Satya Nadella aracılığıyla “Kesinlikle bazı yönetim değişiklikleri isteyeceğiz. Sürprizler kötüdür ve biz sadece işlerin iyi bir ortaklık üzerinden yürümesini sağlayacak şekilde yapıldığından emin olmak istiyoruz" açıklamasını yaptı. Öte yandan OpenAI’ın yeni CEO’su Shear, konuyla ilgili bağımsız bir soruşturma başlatacağını duyururken, dün herkesi şaşırtan yeni bir gelişme gündeme bomba gibi düştü.

İnanması güç olsa da Sam Altman ve Greg Brockman, 22 Kasım Çarşamba günü OpenAI’a geri döndüklerini X üzerinden duyurdular. Kısa süre sonra, OpenAI ekibi ikilinin dönüşünün detayları üzerinde çalıştıklarını belirtti. Sam Altman ise gelişmeler hakkındaki son düşüncelerini “OpenAI'ı seviyorum. Son birkaç günde yaptığım her şey bu takımı ve misyonunu bir arada tutmak içindi. Pazar akşamı Microsoft’a katılmaya karar verdiğimde bunun benim ve ekip için en iyi yol olduğu açıktı. Yeni yönetim kurulu ve Satya’nın desteğiyle OpenAI’a dönmeyi ve Microsoft ile güçlü ortaklığımızı geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” açıklamasıyla ifade etti.

Yönetim kurulu arasında baş döndürücü gelişmeler hız kesmeden yaşanırken, 21 Kasım günü ChatGPT’nin sesli versiyonu ücretsiz olarak kullanıma sunuldu. Gelişmeleri internet üzerinden takip eden kullanıcıların ise kafası karışmış durumda. Yönetim kurulu kaosu ve yeni güncellemelerin baş döndürmesi yetmiyormuş gibi, ChatGPT’nin kısa süreliğine çökmesi kafada soru işaretleri oluşturdu.

OpenAI’ın ilk kurucularından Elon Musk, sürece şakalarıyla dahil olurken, OpenAI araştırmacılarının yapay zekâ gelişiminde riskli bir noktaya geldikleri konusunda Altman’ı uyardıklarına dair yayınlanan makaleyi paylaşarak durumun fazlasıyla endişelendirici olduğunu ekledi.

Yapay zekâ araştırmalarında tarafların, ticari çıkarlar elde etme ve insanlığın güvenliğini öncelik olarak benimseme düşünceleriyle ikiye ayrıldığı ortada. Finansal zorluklar sebebiyle 2024 sonuna kadar iflas edeceği tahmin edilen OpenAI’ın başlangıçtaki vizyonuna sadık kalarak bir çözüm yolu bulup bulamayacağı ise merak konusu. Gelişmelerin riskleriyle ilgili şüpheler hızla artarken, Google, Microsoft ve OpenAI gibi teknoloji devleri AGI’a ulaşmak için araştırmalarına tam gaz devam ediyorlar. Şirketlerin kaderi, yapay zekânın gelebileceği son nokta ve insanlık üzerindeki etkilerini ise zaman gösterecek.

Daha fazla makale
Bu makale, bireylerin genel ve belirsiz kişilik tanımlamalarını kendi benzersiz kişiliklerinin doğru yansımaları olarak algılamalarını açıklayan psikolojik bir fenomen olan Barnum etkisini derinlemesine incelemektedir.
Simpson Paradoksu, alt grup analizleri veya başka değişkenler göz ardı edildiğinde genel bulguların nasıl yanıltıcı olabileceğini gösteren bir istatistiksel fenomendir.